Buraya reklam vermek istermisiniz?

arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘fıkra’

100 Temel Eser

Cumartesi, 21 Şub 2009 yorum yok

İnternette sörf yaparken bir yandan da Evliya Çelebi’ nin Seyahatname’ sini dinlemek ister misiniz? Evet evet dediğinizi duyaar gibiyim :P Aslında sadece bu da değil tam 100 temel eseri sesli olarak dinleyebilirsiniz. Kimler yokki? Nasrettin Hoca Fıkralarından Seçmeler, Dede Korkut Hikâyeleri, Ömer Seyfettin, Haldun Taner, Peyami Safa…

100 Temel Eser

1 değil, 10 değil tam 100 temel eser. Üstelik sesli anlatım. Ve üstelik Milli Eğitim Bakanlığı yuzeser.meb.gov.tr web sitesinde.

Milli eğitim Bakanlığının yüz temel eser web sitesinde kendinizi ilgili eserle test edebileceğiniz bir bölüm de unutulmamış… Böyle projelerin artması dileği ile…

Antalya’lı Sermet’in Kanada günlüğü-çok komik

Cumartesi, 19 Nis 2008 2 yorum

12 Ağustos Montreal’deki yeni evime taşındım. Çok heyecanlıyım. Burası çok güzel. Dağların manzarası muhteşem. Onların karlarla kaplı halini görebilmek için sabrımı zorluyorum.

14 Ekim
Kanada dünyanın en güzel yeri. Yapraklar kırmızı ve turuncunun tonlarına dönmeye başladı. Atla Bir kır gezintisi yaptım ve birkaç geyik gördüm. Çok güzeldiler. Muhtemelen yeryüzündeki en harika hayvanlar. Burası cennet olmalı. Burayı çok seviyorum.

devamını oku…

Yılın Mektubu:Nişan yüzüğünü attığım günden beri gözüme uyku girmiyor

Cumartesi, 19 Nis 2008 1 yorum

Sevgili John,

Nişan yüzüğünü attığım günden beri gözüme uyku girmiyor… Öyle mutsuzumki bütün gece yatağımda dönüp duruyorum, seni düşündükçe pişmanlıktan ve üzüntüden kahroluyorum..

Aramızda geçenleri unutamaz mıyız? Her şeye yeniden bağlayamaz mıyız? Yokluğuna dayanamıyorum. Senin yerini hiç kimsenin alamayacağını neden bu kadar geç anladım..

devamını oku…

Gerçek bir mektup, temel fıkrası değildir :)

Pazar, 06 Nis 2008 yorum yok

GERÇEK BIR MEKTUPTUR !.. TEMEL FIKRASI DEGIL… ” DAYAMISLAR MATEMATUGU AYUPTURR!!!” Trabzonlu Temel Aga’nin sevgili torunu Eda’ya verilen ödevle basi derttedir… Eskisehir’e göç eden arkadasi Niyazi’ye basina gelenleri yazar:

“Niyazicugum. Hani benim küçük torun var ya. Geçen aksam, geturdi ödevini önüme koydi. Bi yandan da aglay. Zaten dertlerini hep baga açar. “

Dedi ki; “Habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum. Yarin ögretmen beni dövecek.”

Dedum ki; “Aglama usagum, bunun içun ögretmen adam dövmez. Simdi oni çözeruk.”

devamını oku…

Süper Minibüs Muhabbetleri

Pazar, 06 Nis 2008 yorum yok

Yolcu musait bi yerde inmek ister ama dili surcer; Söför bey mübarek bi yerde inebilir miyim?
su ilerdeki caminin önünde bırakayım teyze seni… Süper Minibüs Muhabbetleri

– Oglum bu eminönü’nden geçer mi?

– Yok teyze biz taksime çıkıyoruz

– Hah tamam oglum siz gidin ben gelmeyecegim.

Yolcu:- Abi heykel’e çıkıyo mu?

soför: – Yok abi, yanından geçiyo.

devamını oku…

Çinliler neden çok sıcak su içerler?

Pazar, 06 Nis 2008 yorum yok

Çinliler çok sıcak su içerler … Bol Bol Sıcak Su …. Bütün gün, her gün ! Çay veya su bazlı içeceklere benzemeyen şekilde, bol su mide yüzeyinde kan akımına direkt olarak emilen birkaç maddeden biridir. Beden suyu diğer bileşenlerden ayırmak zorunda kalmaz. NEDEN Sıcak Su?

Çinliler, 40 yaşından sonra oda sıcaklığından daha soğuk olan hiçbir şeyin bedenlere alınmaması gerektiğine inanırlar. Çünkü normal yaşlanma fiziksel değişimler üretir:

devamını oku…

Osmanlıca pc terimleri ve bilgisayar bedduaları

Pazar, 06 Nis 2008 4 yorum

Osmanlıca pc terimleri ve bilgisayar bedduaları OSMANLICA PC TERİMLERİ

görev çubugu: degnek-ül vazife
çift tiklama: tikirt-ül tekerrür
administrator: sahip-ul edevat
flash disk: edevat-ül yumusak
hard disk: edevat-ül civanmert
anti spyware : müdafa-ül hafiye
mouse: zindik faresi
klavye: taht-ul hurufat
power supply: kuvvet macunu
my documents – sanduka- i evrak
internet: allame-i ulul arz
google: kasif-ul ali
devamını oku…

Amerika’da ünlü bir avukatın kaybettiği tek dava

Pazar, 06 Nis 2008 yorum yok

Amerika’ da ünlü bir avukatın kaybettiği tek dava: Ünlü bir futbolcu karısını öldürmekle suçlanıyordu. Ama karısının cesedi ortada yoktu. Futbolcu sanık sandalyesinde oturuyordu. Kucak dolusu parayla tuttuğu avukatı jüriyi ikna etmeye uğraşıyordu: “Sayın jüri üyeleri, müvekkilimin suçsuz olduğuna yürekten inanıyorum. Buna az sonra sizler de inanacaksınız. Neden mi? Bakın, şimdi ona kadar sayacağım ve müvekkilimin öldürdüğü iddia edilen karısı bu kapıdan içeri girecek…

1, 2, 3, 4, 5, 6,  7, 8, 9, 10″

Bütün jüri kapıya döndü. Kimse girmedi içeri.

Avukat bir savunma dahisiydi, öldürücü hamlesini yaptı:

devamını oku…

Sonunda konuşturduk alçak herifi

Pazar, 06 Nis 2008 yorum yok

Bilim adamları, birgün mağarada yaşı 1.582.903 olan bir insan fosili bulur, bu fosili istihbarat teşkilatlarını sınamak amacıyla kullanma kararı alırlar. Önce Japon istihbaratı mağaraya girer ve 15 dk sonra dışarı çıkıp derler ki;

- Bu fosilin yaşı 1.400.000 ila 1.600.000 arasında…
Daha sonra CIA girer ve 12 saat sonra baya bi havalı şekilde çıkarlar:

- Bufosilin yaşı 1.500.000 ila 1.600.000 arasında, derler…
Hemen ardından KGB girer ve sırf Amerikalılara inat içerde 2 gün kalırlar. 49. saatte çıkar derler ki;
- Bu fosilin yaşı yaklaşık olarak 1.550.000 ila 1.600.000 arasında…

En son olarak bizim MİT girer. Aradan bir hafta geçer mağaradan ses yok, 1 ay olur ses yok, 1.5 ay olur ses yok. Mağaranın dışında bekleşen gazeteciler daha fazla beklemeyip içeri girerken bizimkilerden biri çıkar dışarıya… Yaka paça dağılmış gömleğin yarısı dışarıda… Sigarası için bir ateş ister, sigarasını yakar, o sırada gazeteciler heyecanla;

- İçeride çalışmalar nasıl efendim? Fosilin yaşını bulabildiniz mi?
Bizimki sigaradan bir fırt çeker ve;

- Fosilin yaşı tam olarak 1.582.903, der.
Bunu duyan gazeteciler şaşkınlıkla sorarlar:

- Nasıl başardınız bunu, fosilin yaşını tam olarak nasıl tahmin ettiniz?
Bizimki sigaradan derin bir nefes çeker ve derki;

- Zor oldu ama sonunda konuşturduk alçak herifi…”

Yılın Mektubu :)

Pazar, 06 Nis 2008 yorum yok

Sevgili John,

Nişan yüzüğünü attığım günden beri gözüme uyku girmiyor… Öyle mutsuzumki bütün gece yatağımda dönüp duruyorum, seni düşündükçe pişmanlıktan ve üzüntüden kahroluyorum..

Aramızda geçenleri unutamaz mıyız? Her şeye yeniden bağlayamaz mıyız? Yokluğuna dayanamıyorum. Senin yerini hiç kimsenin alamayacağını neden bu kadar geç anladım..

Ne kadar aptalmışım..

Lütfen artık telefonlarıma cevap ver.. Sensiz yapamıyorum..

Seni Seviyorum..

Jane

NOT: Lotoda kazandığın 5 milyon dolar için tebrikler…