Blog yazarlarıyla röportaj: Sesebian

Blog yazarlarıyla yaptığımız röportajlar serisi devam ediyor. 3. konuğumuz gerek sayfa tasarımı, gerek çizgisi, gerekse içeriğiyle dikkat çeken blog yazarı Sefa Bingöl (sesebian)

Röportajda sesebian, sesebian blogu hakkında bilgi vermesinin yanı sıra yeni blogculara ve adaylarına da tavsiyelerde bulunuyor. Bu eğlenceli sohbetimizi de bir çırpıda başından sonuna kadar okuyacağınızdan eminim.

Sözü fazla uzatmadan röportaja geçelim isterseniz.

Hoş geldiniz, röportaj isteğimizi geri çevirmeyip kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederim.

[Ben teşekkür ederim]

Öncelikle kendinizden bahsetmenizi rica ediyorum. Yani bilişim dünyasının dışındaki sizi tanımak istiyoruz. Bize biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

[1977 Erzincan doğumluyum, orta okula kadar erzincan’da 1992 depremi ile geri kalan yıllarımı aydın’da devam ettirdim. 1997’de kabul edildiğim üniversiteden 2001 yılında mezun olarak işsizler kervanına katıldım. 2003 yılında askerlik tecilimi bozarak öğrenciliği tuzla piyade okulu, görev yerini ise Iğdır aralaık taburu, köprü karakolu takım komutanı olarak bitirdim. Askerlik sonunda birkaç öğretmenlik girişimlerinin sonunda tatminsizlik yaşayarak özel sektöre merak sardım. Hala içinde bulunduğum özel bir şirkette iş hatatıma devam ediyorum.Bilişim dünyasıyla tanışmam lise yıllarında başladı, çünkü meslek lisesinde okudum ve teknoloji ile yakından alakalı bir bölümü yani elektronik bölümünü okudum. Bilgisayarla tanışmam lise yıllarına internet ile tanışmam ise üniversite yıllarıma dayanır. Önceleri forumlara pek aşinaydım daha sonra bu merak yerini grafik ve web tasarım konuları ile yoğunlaştı. Günlük yaşantım sonunda vakit bulduğum her daim bilişim teknolojilerini merak eder ve olağan gelişmelerden geri kalmamaya gayret gösteriyorum.]

Bilgisayarla ilk olarak nasıl tanıştınız? İlk kullanım zamanlarınızda en çok ne yaparak vakit geçirirdiniz?

[Aslında bu sorunun cevabını üst metinde vermiş oldum (: ama gene cevaplayabilirim. Bilgisayarla tanışmam lise yılları yani çalışma yapısının dışında daha çok tamir işleriyle geçti. Lehim kokusunu çok kokladım ve sanırım içime çok işledi. Bilgisayarla ilk tanıştığım dönemlerde elektronik devreleri sanal ortamda test ederek kullanım avantajlarını incelerdim. Tabi bu merak daha sonra yerini oyunlara daha sonrada internete bıraktı.]

Blog yazmaya başlamadan önceki internet yaşamınızdan bahsedebilir misiniz ?

[Blog yazmadan önce heker gibi interneti tamamen haber eğlence ve iletişim olarak kullanıyordum, daha sonra bu erini meraka bıraktı. Sürekli bir sitenin veya bir aracın nasıl yapıldığı konusunda kafa patlatmaya ve onu inceleyerek bir benzerini yapmaya çalıştım. Böyle böyle öğrenmeye başladım. Tabi burada forum sitelerinden bahsetmemekte olmaz, çünkü öğrendiğim bir çok konuyu forum sitelerine borçluyum. Paylaşımları her zaman takip edip yeni gelişmelerden sürekli haberdar oldum.]

Blog yazma fikri nasıl ortaya çıktı, nasıl başladınız?

[Blog yazma fikri 2006 yılına kadar hiç kafamda olmayan bir düşünceydi, burada yakın bir arkadaşım adına blog denilen ve hazır şablonlardan oluşan küçük web sayfalarından bahsetti. Konu ilgimi çekti ve incelemeye başladım. İlk incelemeler ve araştırmalar sonunda, paylaştığım forum konularını kendime ait blog hesabımda yazmaya ve yazdığım yazıların birlieri tarafından takip edildiğini anlamaya başlayınca bunun sonu gelmedi ve o günden beri kendimi sürekli geliştirerek bu blog denilen zamazingoyu devam ettirdim.]

Blogunuza verdiğiniz isim nereden geliyor? Bize biraz blogunuzdan bahsedebilir misiniz?

[Blogun ismini yer yer açıklamıştım. Bana özel bir anlamı var, aslında oldukçada basit beklide onun için açıklama gereği duymuyorum, siz sadece sesebian olarak bilin (: blogu tamamen bilgi paylaşımı gözüyle bakıyorum, az çok blog kürede sesebian denince insanların aklına benim blogumun gelmesi sanırım edindiğim amaca yaklaştığımın en somut örneği. Her blog yazarı mutlaka fark edilmek ve yazılarının birileri tarafından okunmasını ister. Ben olaya birazda zevk olarak bakıyorum, çünkü yazdığım yazıları birazda kendim için yazıyor ve bunların karşılığını maddi olarak alıyorum. Buda sanırım blog yazmak için yeterli bir cevap.. ]

Blogunuza ne kadar vakit ayırıyorsunuz? Bunu yeterli görüyor musunuz?

[Buna sadece hafta sonları diyelibirim, çünkü aslında yazacak okadar çok şey varki aklımda ve hepsini detaylı bir şekilde yazmak paylaşmak istiyorum ama içinde bulunduğum çalışma hayatı çok hızlı ve bir günün telafisi olmayan bir dünya. Bu yüzden bloga günde 1 saat bile ayırsam kendimi şanslı hissediyorum.]

sesebian

Blogunuzu incelediğimizde gerçekten özgün bir içeriğe sahip paylaşımcı bir blog olduğunu görüyoruz. Belirli bir çizginiz var, bu konuda bir şeyler söylemek ister misiniz?

[Türkiye’de birçok blog yazılıp çiziliyor ve birçoğunun içeriği farklı olsada klon blog olarak tarif ettiğim bloglarda var. Biribirlerine çok benzeyen bu bloglar aynı haberi yazıp durmakdan öteye gidemiyorlar. Blog weblog dan geliyorsa, ozaman blog kişisel olmalı ve kişiye özgü olmalı. Bu tasarım olabilir, yazılan içerik ve blogun dili olabilir. Tüm bunların ışığında blog bence tek olmalı yani bir resim düşünün, tabloya baktığınızda resmin ressamını az çok tahmin edebilirsiniz. Blogda öyle olmalı, yazı ve içeriği veya tasarımına baktığınızda bu odur diyebilmelisiniz. Ülkemizde bunun örnekleri var. Bilinen ve başarıyı yakalamış bloglarda zaten bu vasıfları bünyesinde barındıran bloglar değimli..]

Blog yazmak için kendinizi zorunlu hissettiğiniz oluyor mu? Yoksa hala ilk günlerdeki gibi eğlenceli bir uğraş olarak mı görüyorsunuz?

[Bazen içimden hiç yazmak gelmiyor, bunu açık bir dille söyliyebilirim ama bu tembellik bazen geri dönüşü çok zor hatlarada neden olabiliyor. Örneğin blogların ziyaretçi alabilmesi için sürekli yazıyla beslenmesi gerekir, çünkü blogun yapısı budur. Boş bir defterin veya sadece 10 sayfası yazılı olan bir defterin bir anlamı olmayacağı gibi az içeriği olan bir blogunda arama motorları karşısında hiç şansı olmayacaktır. ]

Blogunuzun dışında başka zaman harcadığınız projeleriniz var mı ?

[Video edit programlarına şu sıralar merak saldım, birde fotograf. Zaten fotografı profesyonel olarak biliyorum, çünkü bu işin temel bilgilerini üniversitede öğrendim. Tek eksiğim bir karanlık oda ve gerekli malzeme. Bunların dışında çok gezerim, haftada yaklaşık olarak 300 km yapıyorum. Tabi bu birazda işim gereği. Buna gezmekde diyebilirsiniz (:]

Türkçe içerikli bloglarla yabancı dillerdeki bloglar arasında sizce farklılıklar var mı? Biraz bunlardan bahsedebilir misiniz?

[Bence fazlasıyla var, tek bir cevap yeterli olur, oda şu Türkçe bloglar yabancı bloglardan besleniyor (:]

Bloglar özellikle son dönemde yüksek okuyucu sayılarına ulaştılar. Bloglar medyaya alternatif olabilir mi? Medya gibi gündem oluşturacak güce sahip olabilirler mi?

[Türkiye’de hosting şirketlerine bakınca bunun biraz zor olduğunu düşünüyoırum. Öncelikle temel yapının gerekiyor. ]

Eminim bir çok blog yazarını takip ediyorsunuz ama şu an aklınıza gelen takip ettiğiniz bloglar hangileri?

[Wolkanca blogunu günde mutlaka birkez ziyaret ediyorum. Bunun dışında birde kendi bağlantı verdiğim blogları incelerim. Bunları birazda google reader gibi kullanıyorum (: nahnu blogunu merak ederim, çünkü bir dili ve tarzı var. Bunun dışında eburhan, dmry gibi bloglarıda sık sık takip ederim.]

Son olarak blog hayatına henüz başlamamış yada yeni yeni yazmaya başlayan yada yazan ama istediği okuyucu kitlesini bir türlü elde edemeyen blog yazarlarına/adaylarına tavsiyeleriniz nelerdir?

[Verebileceğim en iyi tavsiye, öncelikle blogun sade ve güzel bir tasarıma sahip olması. Çünkü ilk göz görür ve blogun genel yapısı ilgi uyandırır.Bu grafik tasarımı, kullanılan uyumlu rekler ve çizgiler. İçerik de bunun tuzu ve biberidir, her ikisi olmadan başarılı bir blog olmaz. Eğer blogunuzdan […] yazılar alınmaya başlanıyorsa siz doğru yoldasınız ve bunu takip ettirin, çünkü alınan her alıntı sizin referansınız oluşturur.]

Verdiğiniz cevaplar için çok teşekkür ederek, röportajımızın sonuna geldiğimizi üzülerek de olsa söylemek zorundayım. Gerçekten çok güzel bir sohbet oldu. Başarılarınızın devamını diliyorum.

[Ben teşekkür ederim, bana bu fırsatı verdiğiniz ve dinleme sabrını gösterdiğiniz için (:]

Sesebian bloguna http://www.sesebian.com/ adresinden ulaşabilirsiniz.

Yorum yapın

Blog yazarlarıyla röportaj: Sesebian” üzerine 5 yorum